ENDERUN

Eğitim, Öğretim, Bilim ve Teknoloji Tarihi

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür

"The History, Current State and a Look into the Future of Mathematics and Astronomy'"

E-posta Yazdır PDF

The International Conference

"The History, Current State
and a Look into the
Future of Mathematics and Astronomy"

devoted to the memory of Nasireddin Tousi
September 10-12, 2014, Baku, Azerbaijan

This year marks 740 years since the death of the outstanding scientist-encyclopedic knowledge Nasireddin Tousi. In this regard, based on the resolution of Presidium of NAS of Azerbaijan, the Institute of Mathematics and Mechanics, Nasireddin Tousi Astrophysical Observatory, Azerbaijan State Pedagogical University and Azerbaijan University hold International Conference dedicated to the memory of this foremost scientist. The Conference is held with the financial support of the Ministry of Communications and High Technologies of the Republic of Azerbaijan. Reports on the various spheres of Nasireddin Tousi work, mainly, mathematics, astronomy and logics will be presented at the Conference.


THEMES

  • History of mathematics and logic.
  • History of astronomy.
  • The science and culture of Middle East in the era of Tousi.
  • Current state and a look into the future of mathematics and astronomy.

 

THE PLACE OF THE CONFERENCE

    Opening of the Conference. The big hall of the Presidium of NASA, Baku, Istiglaliyyat str., 10. 1, 3, 4-th sections in Azerbaijan University, 2-nd section in Nasireddin Tousi Astrophysical Observatory situated in Yusif Mammadaliyev settlement of Shamakhy region situated at 150 km. from Baku.
    The conference languages are Azeri, English and Russian.

 

http://www.tusi2014.imm.az/

 

DİYARBAKIR - MERKEZ PARLI (SEFA) MEDRESESİ

E-posta Yazdır PDF

DİYARBAKIR MERKEZ PARLI (SEFA) MEDRESESİ

DİYARBAKIR MERKEZ PARLI (SEFA) MEDRESESİ DİYARBAKIR MERKEZ PARLI (SEFA) MEDRESESİ

Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan eserin banisi ve yapım tarihi bilinmemekte olup XIV. yüzyılın ilk yarısında yapıldığı sanılmaktadır. Onarımı tamamlanan eser kültürel amaçlı hizmet verecektir.

 

ADANA SEYHAN - ULU CAMİ MEDRESESİ

E-posta Yazdır PDF

ULU CAMİ MEDRESESİ

ADANA SEYHAN - ULU CAMİ MEDRESESİ

Ulu Cami Medresesi, kuzey-batı köşesine sokulmuş olan Küçük Mescit ve onun bitişiğindeki muhdes bir yapı sebebiyle düzgün bir plân şeması ve âbidevi bir görünüş arz etmez. Bununla beraber eser sâde ve temiz işçiliği, 19. yüzyılın sonlarında yapıldığını tahmin ettiğimiz sekiz sütun üzerine piramidal örtülü şadırvanı ile ferah bir görünüşe sahiptir.

Eski kayıtlarda ismi "Eski Medrese" olarak geçen bu eser, Ulu Cami’nin doğu tarafında yer almaktadır. Bir kenarı 23.00 m. uzunluğunda kareye yakın bir avlunun doğu, batı ve güney taraflarında hücrelerin, kuzey tarafta ise arka arkaya iki kubbenin örttüğü dershane eyvanının yer aldığı medresenin doğu-batı yönünde uzunluğu dıştan dışa 32.80 m.'dir.

Devamını oku...
 

AMASYA GÜMÜŞHACIKÖY - HALİLİYE MEDRESESİ

E-posta Yazdır PDF

Haliliye Medresesi

Gümüşhacıköy İlçesi, Gümüş Beldesi’nde yer almaktadır. Çelebi Sultan Mahmed’in Gümüş Madeni Emirliği’ne tayin ettiği Halil Paşa tarafından 1415 yılında yaptırılmıştır. Dikdörtgen avlunun etrafını ahşap ve sivri kemerli, düz tavanlı revaklar çevirmekte olup, arka kısımlarda medrese odaları ve dershaneler sıralanmaktadır. Medresenin her yüzünde ortaya gelecek yere birer dershane yapılmış, köşelere de 12 medrese odası eklenmiştir. Giriş kapısı üzerinde kitabesi bulunmaktadır.

AMASYA GÜMÜŞHACIKÖY - HALİLİYE MEDRESESİ AMASYA GÜMÜŞHACIKÖY - HALİLİYE MEDRESESİ

 

BİTLİS - ERZURUMLU İBRAHİM HAKKI'nın IŞIK DÜZENEĞİ

E-posta Yazdır PDF

BİTLİS- İSMAİL FAKİRULLAH HAZRETLERİ

Siirt'in Aydınlar ilçesinde yaşayan İsmail Fakirullah Hazretleri'nin mezarının başucuna doğmasını sağlayan ışık düzeneğindeki arızanın tespit edilerek gerekli düzenlemelerin yapılacağı belirtildi.

Siirt Valisi Musa Vali Çolak, yaptığı açıklamada Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri'nin kendi çağını aşan bilimsel çalışmalara imza atmış, çok değerli eserler yazmış bir bilim adamı olduğunu söyledi.

Kendisini yetiştiren Hocası İsmail Fakirullah Hazretleri'nin vefatı üzerine (Hocamın başucuna doğmayan güneşi neyleyim diyerek) yaptığı türbeden yaklaşık 2 kilometre öteden başlayarak türbeye kadar uzanan ve her yıl, 21 Mart'ta yeni yılın ilk güneş ışınlarının hocasının başucuna doğmasını sağlayan ışık düzeneğinin yıllarca izlendikten sonra 1960 yıllarında türbede yapılan restorasyonda bozulduğunu hatırlatan Çolak, şöyle dedi:

"Biz bu ışık düzeneğinde meydana gelen aksamayı tespit ederek eski haline getirmeye ve gerçekten inanç turizmi açısından çok zengin bir potansiyele sahip olan ilçemizin bu potansiyeline biraz daha katkıda bulunmak istiyoruz. Başta Ege ve İstanbul Üniversiteleri olmak üzere ülkemizin değişik üniversitelerinin Astronomi Bilim Dalı öğretim üyeleri ile görüşerek durumu anlattık. Hatta geçenlerde ilimizde yapılan Uzayın Derinliklerinden Tarihin Geçmişine GAP Astronomi Yolculuğu paneline katılan bilim adamlarına bizzat gösterdik. Bu aksamanın düzeltilebileceğini belirttiler. GAP Bölge Kalkınma İdaresi ve üniversitelerimizle iş birliği yaparak bunu çözmeye çalışacağız."

İbrahim Hakkı Hazretleri'nin 1700'lü yıllarda yaptığı bu düzenekte türbeden yaklaşık iki kilometre uzaklıktaki bir tepenin üzerinde örülen duvar 21 Mart tarihinde doğan güneşin ilk ışınlarının ilçeye yansımasını engellerken duvarın ortasındaki 40x40 santimetre ebatlarındaki delikten ışınlar türbenin yanında bulunan kulenin pencerelerinden yansıyarak türbeye girmekte ve İsmail Fakirullah Hazretlerinin başucunu aydınlatmaktaydı.

 

BİTLİS- İSMAİL FAKİRULLAH HAZRETLERİ

BİTLİS- İSMAİL FAKİRULLAH HAZRETLERİ

BİTLİS- İSMAİL FAKİRULLAH HAZRETLERİ

Ayhan MERGEN / Siirt Umut Gazetesi

 

II. Uluslararası Selçuklu Kültür ve Medeniyeti Sempozyumu - Selçuklularda Bilim ve Düşünce

E-posta Yazdır PDF

II. Uluslararası Selçuklu Kültür ve Medeniyeti SempozyumuII. Uluslararası Selçuklu Kültür ve Medeniyeti Sempozyumu - Selçuklularda Bilim ve Düşünce (20-22 Ekim 2011) KONYA 

Selçuklu Belediyesi ve Selçuk Üniversitesince ortaklaşa düzenlenen "II. Uluslararası Selçuklu Kültür ve Medeniyeti Sempozyumu" Ekim ayında yapılacak. Bir çok ülkeden ve Türkiye´den 130 civarında bilim adamının katılacağı sempozyumda Selçuklularda bilim ve düşünce hayatı tartışılacak.


Sunuş

Selçuklular'ın XI. yüzyılın ortalarında İslam dünyasına girişi ve hızla yükselişi adeta masal gibidir; ortaya çıkışlarından elli yıl gibi kısa bir süre sonra bu göçebe topluluk önce Horasan'a hâkim oldular, ardından Ermenistan, Kafkasya, Irak ve Anadolu'ya kadar uzanarak o günkü dünyanın siyasî ve askerî liderleri oldular. Tuğrul Bey, Alparslan ve Melikşah gibi güçlü devlet adamları sayesinde kısa zamanda Bağdat Halifesini kontrol altına aldıkları gibi, Fâtımîleri Suriye, Filistin, Hicaz ve Yemen'den çıkararak ve hâkimiyetlerini bu bölgelere kadar genişleterek, bir asırdır parçalanmış vaziyetteki İslam dünyasını, Kaşgar'dan Kudüs'e kadarki alanı tek bir siyasî otorite altında birleştirmeyi başardılar. Bütün bu gelişmeler arasında en dikkat çekeni ise yaklaşık iki asırdır Bizans karşısında gerilemekte olan İslam dünyasını 1071'de kazandığı "Malazgird Zaferi" ile İslam fetihlerini yeniden canlandırarak İslam'ın yeni bir "yükseliş ve genişleme" devrini başlatmış olmalarıdır. XII. yüzyılın ortalarında Büyük Selçuklular merkezî otoritesini kaybettiğinde Orta Asya'dan İran, Irak, Suriye ve Anadolu'da onun varisi devletler kuruldu. Fakat onların başlattığı fetih dalgası ve yayılma süreci Türkiye Selçukluları ve Osmanlılar eliyle bütün Anadolu'yu, Balkanları, Doğu Avrupa'yı da içine alarak XVII. yüzyılda Viyana önlerine kadar devam edecektir. Selçukluların yayıldığı 10 milyon km karelik alan üzerinde bu gün 30'a yakın devlet kurulmuş ve Selçuklu tarihi bu gün bu devletlerin ortak geçmişini oluşturmaktadır.

Devamını oku...
 

BURSA İNEGÖL - İSHAKPAŞA KÜLLİYESİ

E-posta Yazdır PDF

BURSA İNEGÖL - İSHAK PAŞA KÜLLİYESİ

BURSA İNEGÖL - İSHAK PAŞA KÜLLİYESİ

BURSA İNEGÖL - İSHAK PAŞA KÜLLİYESİ

İnegöl’ün merkezi yerinde çarşı içinde yer alan İshakpaşa Külliyesi, cami, medrese ve türbeden oluşmaktadır. Mimari özellikleri bakımından Bursa üslubu özelliklerini barındıran külliye, 15 yy. Osmanlı Türk mimarisinin günümüze kadar gelen örnekleri arasında önemli bir yere sahiptir. Külliyenin vakfiyesinden, yapının imaret, zaviye, medrese, han, türbe ve ahırdan oluştuğu anlaşılmaktadır. Ancak imaret, zaviye, han ve ahırlar bugün tamamen ortadan kaybolmuştur. Yerleri dahi belli değildir. Ancak imaretin yanına medrese de yaptırdığından hareketle, zaviye, han ve ahırların külliyenin batı orta kısmında olduğu düşünülmektedir.

1887 yılında Abdülhamit döneminde külliyenin tamir edildiği caminin giriş kapısı üstündeki 59x83 cm. ebadındaki dört satırlık kitabeden anlaşılmaktadır. Bölgenin güney kısmına bugün belediye çarşısı adıyla anılan bedestenin yaptırılmasının, külliyenin genişletilmesini amaçladığı sanılmaktadır.

İshakpaşa Külliyesinin ayakta kalabilen tüm yapıları 1961-1969 yılları arasında vakıflar Genel Müdürlüğünce onarılmıştır. Bir zamanlar caminin batısında kuzey-güney doğrultusunda uzanan 15 adet küçük sıra dükkanlar 1966 yılında dönemin Belediyesi tarafından yıktırılarak külliyenin etrafı genişletilmiştir.

 

KOCAELİ GEBZE - ÇOBAN MUSTAFA PAŞA KÜLLİYESİ

E-posta Yazdır PDF

Kocaeli Gebze ilçesinde bulunan Çoban Mustafa Paşa Külliyesi, Kanuni Sultan Süleyman döneminde yapılmış en büyük külliyelerden birisidir. Yapı topluluğu cami, medrese, imaret, kütüphane, dergah, kervansaray, türbe ve paşa odalarından meydana gelmiştir.

Çoban Mustafa Paşa’nın asıl ismi Gazi Mustafa Bin Abdülkerim olup, Kapucubaşı görevinde bulunmuş, 1571’de ikinci Vezirliğe, 1522’de de Mısır Beylerbeyliği’ne getirilmiştir. Kanuni Sultan Süleyman’ın kız kardeşi Hafsa Sultan ile evlenmiş Belgrat, Rodos seferlerine katılmış, 1529’da Viyana seferine gitmek üzere iken ölmüştür. Gebze’deki külliyesinin bir bölümünü oluşturan türbesine gömülmüştür.

 

Çoban Mustafa Paşa Külliyesi’nin yapım tarihi ve mimarı tartışmalıdır. Mimar Sinan’ın eserlerinin listesini veren Tuhfetü’l Mimarin’de cami, imaret ve medresenin ismi geçmektedir. Cami ve medresenin kapıları üzerinde 1523-1524 tarihleri yazılı ise de Mimar Sinan 1521’de Belgrat, 1522’de Rodos seferine katılmıştır. Prof.Dr.Metin Sözen yapı topluluğunun tasarım ve uygulamasının tamamen Mimar Sinan tarafından yapılmasının güç olacağını belirtmektedir. Büyük olasılıkla yapı topluluğunun planlarını Mimar Sinan düzenlemiş, uygulamasını da Mimar Hüssam Ağa yapmıştır. Evliya Çelebi de bu konuda; “Bu camiyi Süleymaniye Cami-i Şerifi’ni yapan Koca Mimar Sinan’ın başhalifesi Hüssam Kalfa büyük bir maharet ve üstatlıkla yapıp, şirin ve ince fenlerinde büyük sanatını göstermiştir” demektedir.

Devamını oku...
 
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  5 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »


Sayfa 1 - 5


AKADEMİK KURULUŞLAR


Kimler Sitede

Şu anda 13 ziyaretçi çevrimiçi