Türk-İslam Bilim Tarihi
Biruni PDF Yazdır e-Posta

Abu-Rayhan Biruni 1973 Afghanistan post stamp.jpgBiruni (4 Eylül 973 - 13 Aralık 1048),  Türk bilgini. Tam adı Ebu Reyhan Muhammed bin Ahmed el-Birûnî (Arapça: ابو الريحان محمد بن احمد البيروني) dir. Batı dillerinde adı Alberuni veya Aliboron olarak geçer. Gökbilim, matematik, doğa bilimleri, coğrafya ve tarih alanındaki çalışmalarıyla tanınır.

Küçük yaşta iken babasını kaybetmiş çok zor şartlar altında yetişmiştir. Daha çocuk yaşta üstün kabiliyeti ve keskin zekası ile dikkatleri üzerine çekmiş, Harezmşah hanedanından meşhur âlim ve matematikçi Ebu Nasr el-Mensûr onu himayesi altına almıştır. Onun aracılığıyla Harizm sarayına girerek dönemin ünlü bilginlerinden matematik ve astronomi öğrenimi görmüştür. Ebu Abbas memun bin Muhammed Kâs kentini alarak Batı Harizm sülalesinin egemenliğine son verince (995), bir süre Rey’de kaldıktan sonra Cürcan’a yerleşerek Sultan Kabus Vüşmgir’in sarayına girmiş, orada El-Âsâru’l-bâkiye ani’l Kuruni’l-Haliye adlı tarih ve kronoloji alanındaki ünlü eserini sultana sunmuştur (1001).

Sultan Mahmut Gaznevi anavatanını fethedince, el-Biruni’yi birkaç kere Hindistan’a seferlerinde kendisi ile birlikte götürdü. Böylece tüm Hindistan’ı gezip görme imkanına sahip oldu. Yunanca ve Arapça bilim ve felsefe öğrettiği Hindu din alimlerinden Hint felsefesi, matematik, coğrafya ve din öğrendi. Hindistan’a yaptığı geziler hakkındaki gözlemlerini, alt kıtanın tarihi ve sosyal şartlarının grafik bir anlatımını veren Kitab al-Hind isimli ünlü kitabında yazdı. Bu kitabın sonunda, biri nesnelerin yaratılışları ve türleri ile ilgili olan Sakaya isminde, ve ikincisi de ruh vücudu terkettikten sonra neler olduğu ile ilgili Patanjal adlı, Arapça’ya çevrilmiş olan iki Sanskritçe kitaptan bahsetmektedir.

Hindistan hakkındaki betimlemeleri o kadar mükemmeldir ki 600 yıl sonra Ebu-el-Fadıl tarafından Ekber’in saltanatı esnasında yazılmış olan Ain-i-Akbari bile el-Biruni’nin kitabına çok şey borçludur. ‘Indus’ vadisinin alüvyonlarla doldurulmuş eski bir deniz havzası olarak düşünülmesi gerektiğini gözlemlemiştir. 

Devamını oku...
 
'1001 İcat: Bilim ve Teknolojinin 1000 Yıllık Serüveni' İstanbul'da PDF Yazdır e-Posta

1001 İcat

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın mart ayındaki Londra ziyaretinde gezip gördüğü ve Türkiye'ye getirilmesini istediği '1001 İcat: Bilim ve Teknolojinin 1000 Yıllık Serüveni' adlı sergi, Sultanahmet Meydanı'nda açılıyor. 17 Ağustos'tan itibaren görülebilecek sergide, İslam medeniyetinin dünya bilim ve teknolojisine yaptığı katkıları anlatan icatlar yer alacak.

İslam medeniyetinin bilim ve teknoloji alanındaki zenginliğini anlatan devasa sergi, nihayet yolunu İstanbul'a düşürdü. '1001 İcat: Bilim ve Teknolojinin 1000 Yıllık Serüveni' adlı sergi, 17 Ağustos'tan itibaren Sultanahmet Meydanı'nda ziyaretçilerini ağırlayacak. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın mart ayında Londra ziyaretinde gezip gördüğü ve Türkiye'ye getirilmesini istediği sergi, 1000 metrekarelik kapalı alana yayılacak ve ücretsiz gezilebilecek. Merkezi Londra'da bulunan ve dünyanın birçok yerinden bilim adamının üye olduğu Bilim, Teknoloji ve Medeniyet Vakfı (FSTC) tarafından gerçekleştirilen '1001 İcat'; Müslümanların tıp, astronomi, şehir, ticaret, coğrafya başta olmak üzere pek çok alandaki buluşları ile günümüz bilim ve teknolojisinin temellerini ele veriyor. Topkapı Sarayı Gülhane Parkı'nda yer alan İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi'ne yolu düşenler, 1001 İcat sergisine daha kolay intibak edecek. Zira müzedeki eserlerin benzerleri ve daha pek çok farklı buluş sergide karşımıza çıkacak. Eserlerin en önemli özelliği ise interaktif olması. Kısacası sergilenen eserleri günümüz teknolojisinin imkânlarını kullanarak çocuksu bir merakla kurcalayabileceksiniz.

Devamını oku...
 
Piri Reis’in Şifresi - 2 PDF Yazdır e-Posta

Röportaj: Pınar Yıldız

Piri Reis Haritasını nasıl çizdi?

Piri Reis’in 1513 tarihlerinde çizmiş olduğu Dünya Haritası’nın nasıl çizildiği konusundaki sır perdesinin cevabı haritasında değil Kitab-ı Bahriye'sindedir.

Çünkü Kitab-ı Bahriyesi’nde I. Cilt, Sayfa: 79’dan itibaren “HARİTANIN BEYANI” diye bir başlık atmış bu haritanın nasıl çizildiğinden tutun da kendi kimliğini de Piri Reis açıklıyor. Üstelik El yazma nüshaları bugün tarihi Kristof Kolomb ile çarpıtanlara bir tokat gibi iniyor.

Metin SoyluİŞTE O TARİHİ BELGE!

HARİTANIN BEYANI

Artık pusulanın ne olduğunu bildin,
Şimdi de haritanın durumunu dinle!
Hem pusulayı hem de haritayı gerçekten bil,
Çünkü Onu Süleyman Peygamber gerçekleştirdi.
(Ta Sûleymanu’n-nebî ıtdi tasih)
Zira ona, insanlar, cinler, vahşi hayvanlar,
Kuşlar ve karıncalar tabi olmuştu.
Bu Hakk’ın emridir, bu sözü yabana atma.
Şüphesiz, deniz ilmi de ötekiler gibi onun emrinde idi.
Denizler ona mil mil ma’lum oldu
Ve şimdi bu hayrın ondan kaldığı söylenir.
Zira harita, irtifa almakla ve mum aramakla çizilemez.
İrtifalar haritadaki, sığları ve taşları göstermez;
Mühendisler bundan hiç yararlanamazlar.

Kitab-ı Bahriye I.cilt sayfa:79

Ben şu gerçeği dile getirmek istiyorum. Bu haritayı günümüzde kim çizerse çizsin ve çizen kişiye ilahi bir güç yardım etsin, bunu biz insanlarla paylaşırken hiçbir zaman şöhretine ve şanına gelecek eleştirilerden dolayı ilahi gerçekten bahsetmez ve “BEN ÇİZDİM” der. Piri Reis’in de elinde böylesi bir imkan varken, o yüzyılda bile kendisine gelecek her türlü eleştiriyi, inanıp inanmama durumunu bir kenara itip bütün gerçekliği ile kendisindeki imanın ne kadar büyük olduğunu gösterir nitelikteki itirafıdır. (Ta Sûleymanu’n-nebî ıtdi tasih) Osmanlıca okunuşundan hareketle “tasih” kelimesinin iki anlamı vardır: Bunlardan biri, “düzeltmek” diğeri ise “doğrulamaktır”. Buradan çıkan bir gerçek ise, dini Müslüman olan Piri Reis’e günümüzde Yahudilerin peygamberi olarak bilinir ve Müslüman olan Piri Reis’e ışık tutmasıdır. Piri Reis’te bunu bütün samimiyetiyle itiraf etmiştir. Son olarak “Haritacılığın Piri Hz.Süleyman” şeklindeki bir anlamı da araştırdım. Ancak gerek hiçbir kutsal din içinde ve gerekse hiçbir tarihi kaynakta bu tip bir bilgi kesinlikle yoktur.

Kitab-ı Bahriye / CezayirBir önemli detay da şudur. Piri Reis’in açıklamasında dikkat ederseniz;

“Çünkü Onu Süleyman Peygamber gerçekleştirdi. Zira ona, insanlar, cinler, vahşi hayvanlar, Kuşlar ve karıncalar tabi olmuştu.” diyor. Gerçekten de İslam inancına göre Süleyman Peygamber Allah katında hayvanlarla konuşabilme özelliği verilmiştir. Piri Reis’in çizmiş olduğu harita incelendiğinde de ise haritanın hemen hemen her yerinde hayvan figürlerin olduğunu görürüz. Süleyman Peygamberin ilmini anlatırcasına detaylı olarak işlenmiştir.

Peki Piri Reis ile Süleyman Peygamber arasında nasıl bir bağ kurulmuş olabilir?

Bunun cevabını da Piri Reis “HARİTANIN BEYANI” adlı açıklamasında veriyor.

Kitab-ı Bahriye I. Cilt, Sayfa: 81

Şimdi bilinmelidir ki, harita ermişlerin işidir
Bunun sıradan insan işi olduğunu söylemeyiniz,
Çünkü haritada gösterilenler gerçektir.
Onların kıl kadar hatası yoktur.
Haritanın yapılışını size anlattım.

Piri Reis, kendisinin “ERMİŞ” bir insan olduğunu ifade etmiş. Bakın diyor ki haritasının çizilişi ile ilgili olarak Bunun sıradan insan işi olduğunu söylemeyiniz, Çünkü haritada gösterilenler gerçektir. Onların kıl kadar hatası yoktur. Haritanın yapılışını size anlattım. Piri Reis daha ne kadar açık ve net yazabilir ki?

Devamını oku...
 
Piri Reis’in Şifresi - 1 PDF Yazdır e-Posta

Röportaj: Pınar Yıldız

“Piri Reis’in Şifresi” kitabının yazarı araştırmacı Metin Soylu ile yüzyıllardır gizemini koruyan harita hakkında konuştuk. Piri Reis haritayı nasıl yazdı? Hz. Süleyman ile arasında nasıl bir bağ vardı? Haritayı Colomb’dan mı aldı? Kahire’nin gizemi neydi? Ganimetlerini nereye sakladı? Denizciliğe hangi korsanla başladı? Asılmasında Hürrem Sultan’ın rolü var mıydı? Soylu bu soruların ve daha birçok sır sorunun cevabını bizimle paylaştı. İşte bu uzun röportajın ilk bölümü...

"Şimdi de haritanın durumunu dinle!
Hem pusulayı hem de haritayı gerçekten bil,
Çünkü Onu Süleyman Peygamber gerçekleştirdi
Zira ona, insanlar, cinler, vahşi hayvanlar,
Kuşlar ve karıncalar tabi olmuştu."

Metin SoyluUzun yıllar süren araştırmacılar sonucu tanıdığınız Piri Reis kimdir? Ansiklopedik bilgilerden uzak bize biraz Piri Reis’ten bahseder misiniz?

Piri Reis önemli bir tarihsel kişiliktir. 1465-1554 tarihleri arasında döneme damgasını vurmuş önemli bir denizci ve adaletli bir insandır. Osmanlı Devleti’nde 3 padişah döneminde de vardır. Dikkat ettiğinizde 1451-1481 Fatih Sultan Mehmet dönemidir ki o dönemde Piri Reis’i 14-15 yaşlarında henüz deniz tecrübelerini yeni yeni amcası Kemal Reis sayesinde öğrendiğini biliyoruz. Amcası o dönemde pekala Piri Reis’te çocuk olmasına rağmen korsan idi. Ancak Korsan bir Piri Reis her ne kadar da 14 yaşlarında olsa da denizcilik ilminin yanı sıra iyi bir gözlemci ve coğrafyacı olacağını yıllar sonra öğreniyoruz. Onun en büyük özelliği yazmayı, okumayı, araştırmayı ve objektif olmayı çok sevmesidir. Bu önemli vasıfları çocuk yaşta amcası Kemal Reis’ten almıştır.

II.Bayezid dönemi 1482-1512 tarihleri arasıdır. Her ne kadar da tarihçiler bu dönemi Osmanlı Devleti açısından sönük bir dönem olduğunu savunsalar da Piri Reis açısından bakıldığında aslında en önemli bir geçiş süreci olmuştur. Çünkü Piri Reis amcası Kemal Reis ile bir korsan iken Osmanlı Devleti’nde görev alması için Padişah II.Bayezid’in fermanı göze çarpar. Bu durumu hatta detaylı olarak Kitab-ı Bahriye Cilt:1 Sayfa:53’te vurgulamıştır. Padişah II.Bayezid’in kendilerine ferman çıkardıklarını bu bakımdan Osmanlı Devleti’ne hizmetlerden onur duyacaklarını sözlerine ekmiştir. Ve ardından 1512-1520 Yavuz Sultan Selim dönemi göze çarpar ki özellikle bu dönem çok önemli bir tarihi akışı gözler önüne getirir. Yıllarca denizcilik konusunda Osmanlı Devleti’ne hizmet etmiş Piri Reis’in Deniz Amirali sıfatıyla Padişah Yavuz Sultan Selim ile birlikte 1517 Mısır Seferi’ne katılmıştır. Burada da kendi çizmiş olduğu o meşhur Dünya Haritası’nı hediye etmiştir. 1520-1566 Kanuni Sultan Süleyman döneminde ise 4 cilt halinde denizcilere rehber olmuş ve yön göstermiş Kitab-ı Bahriye’yi Padişah Kanuni’ye hediye etmiştir. Özetle söylemek gerekirse 4 farklı padişah döneminde görmüş olduğumuz Piri Reis’in gerçekten de hayatı savaşlarla hem çok yorucu hem de çizdiği haritalarla ve yazdığı Kitab-ı Bahriye ile çok başarılı işlere imza attığını görebiliyoruz. Piri Reis son derece ileri görüşlü, idealist ve onurlu bir denizcidir. Katıldığı tüm savaşlarda kesin zaferlerini tarihten görebiliyoruz. Her savaşta yabancı askerlere ya da esirlere son derece saygılı ve farklı dinlere de hoş görülü olduğunu ve bunu davranışlarıyla da bizlere yansıttığını iyi bilmekteyiz.

Piri Reis Haritası

Günümüzde ise Piri Reis bana göre halen yaşıyor. Piri Reis kendisini ifade edebilmek için asırlardır sanki kılık değiştiriyor. Örneğin 1998 tarihinde Piri Reis Milli Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay olarak karşıma çıktı. Daha sonra M.E.B. Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Ruhi Esirgen olarak projeyi başlatmama müsaade etti. Bazen bakanlık binası içinde sabahladığımda beni koruyan bir güvenlik görevlisi oldu bazen de gece üstümü örten annem. Şimdi ise bu röportajı yapan sizsiniz Piri Reis!...

Devamını oku...
 
Piri Reis Haritasının Sırları PDF Yazdır e-Posta


Piri Reis`in çizdiği haritanın 500 yıllık sırrını bir araştırmacı ile bir hattat çözdü. Harita üzerinde tahribat olduğu ve haritanın çizildiği Kilitbahir Kalesi`nde hazine avı olduğu iddiaları var.

"Piri Reis HaritasıOsmanlı İmparatorluğu'nun yıkılışının ardından genç Türkiye Cumhuriyeti`nin tüm kurumları yenilenmekte, her yer didik didik edilmektedir. Cumhuriyetin ilanının üstünden sadece altı yıl geçmiştir. İstanbul`un Sarayburnu denilen en güzel yerinde kurulan Osmanlı Padişahları`na ait Topkapı Sarayı binaları da düzenlenmektedir. Milli Müzeler Müdürü Halil Ethem Eldem, Topkapı Sarayı`nda (Harem Dairesi`nde, bir rivayete göre de depolarda) coğrafya ilminin o zamana kadar tanımadığı bir harita bulur. Bulunan harita yüzyıllar önce çizilen bir dünya haritasıdır (1929)..." Atatürk`ün manevi kızı Afet İnan, Piri Reis`in görenleri şaşırtan, çok hassas çizimlerinin yer aldığı dünya haritasının asırlar sonra gün yüzüne çıkışını bu sözlerle anlatır. 

Amerika`yı gösteren en eski haritanın bulunduğu haberini alan Mustafa Kemal Atatürk, onu Ankara`ya getirterek bizzat kendisi inceler. Sonra haritanın çoğaltılarak üzerinde ilmi incelemeler yapılmasını emreder. Topkapı Sarayı`ndan çıkan bu harita daha sonra Afet İnan`ın da kurucuları arasında yer alacağı Türk Tarih Kurumu bilim heyetlerince tetkik edilir. İnan, Cenevre Üniversitesi`nde okurken haritayı ilk kez Batılı bilim adamlarının dikkatini çekecek şekilde tartışmaya açar. Haritanın bir kopyası 1953`te incelenmek üzere ABD`ye gönderilir. Antik haritalar uzmanı M.I Walter ile Arlington H. Mallery`nin incelemelerinde sonuç şaşırtıcıdır. Asırlar önce ceylan derisine çizilmiş haritada `izdüşüm yöntemi` kullanılmıştır. Bir küre üzerine konulduğunda haritanın günümüzdekilerle birebir aynı olduğu tespit edilir. Mallery`e göre çizim için havadan ölçüm yapılması gerekmektedir. Peki, 500 yıl önce kim yeryüzünü haritalamak için bir uçak kullanmış olabilir ki? Sorunun cevabı Piri Reis`in Kitab-ı Bahriye`sinde saklıdır: `Çünki bildün pusulanun halini / Dinle hartının (harita) dahi ahvalini / Hartıyı hem pusulayı bil sahih / Ta Süleymanu`n-nebi itdi tashih...` Piri Reis, Der Beyan-ı Hartı başlığıyla eserinin birinci cildindeki yazılarında haritanın çizilişini anlatmaktadır. Pusuladan, Hz. Süleyman`ın haritayı düzeltip doğruladığından, hayvanların ilmiyle tasdik ettiğinden ve deniz ilminin onun emrinde olduğundan bahseder. Harita 500 yıl öncesinin bilim ve teknoloji imkanlarına sığmayacak kadar hatasızdır. Üstelik Piri Reis Amerika kıtasını görmeden çizmiş, bitki ve hayvan figürleri, rüzgar yönlerini de içine alan detayları aktarmıştır.

Devamını oku...
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 ve 3
School Joomla Templates and Joomla Tutorials