ENDERUN

Eğitim, Öğretim, Bilim ve Teknoloji Tarihi

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Anasayfa MÜZELER
Müzeler

TOKAT MÜZESİ (Gök Medrese)

e-Posta Yazdır PDF


Tokat Müzesi - Gök MedreseTokat Müzesi, 1926 yılında emekli öğretmen Halis Cinlioğlu'nun çabalarıyla toplanan tarihi eserlerin Muiniddin Süleyman Pervane Bey tarafından yaptırılmış olan 1277 tarihli Gök Medrese'de biraraya getirilmesiyle kurulmuştur.

Anadolu Selçuklu devrinde medrese ve darüşşifa olarak kullanılan Gök Medrese, iki katlı, iki eyvanlı, revaklı, ortası açık avlulu plan tipindedir. Gök Medrese, 1982 yılında restorasyon, çevre düzenlemesi, sergileme çalışmalarıyla müze olarak arkeolojik ve etnografik eser koleksiyonuyla tekrar ziyarete açılmıştır.

Sergileme odalarında Maşat Höyük (Zile) kazısında gün ışığına çıkarılan Eski Tunç, Hitit, Demir Çağına ait mimari kalıntılar, kemik, maden, taş, pişmiş toprak eserler, Hanözü sondaj kazısı eserleri ile Hıristiyanlık eserleri ve etnografik eserler alır. Tarihi değerleri anlamında çok önemli olan sikkeler ve süs eşyaları da müzenin nadide eserleri arasında bulunmaktadır. Müzede Anadolu medeniyetleri eserlerinin ve Ulutepe (Turhal) kazısı buluntularının yanı sıra Roma ve Bizans devirlerinin eserleri de sergilenmektedir.

Devamını oku...
 

EDİRNE - SULTAN II. BAYEZİD KÜLLİYESİ SAĞLIK MÜZESİ

e-Posta Yazdır PDF

EDİRNE - SULTAN II. BAYEZİD KÜLLİYESİ SAĞLIK MÜZESİ

Bu müze, Edirne merkez Yeniimaret semtinde bulunan Sultan II.Bayezid Külliyesi Darüşşifası bünyesinde hayata geçirilmiş olup,  Trakya Üniversitesi’nin, kültürel miras ve korumacılık alanında gerçekleştirdiği en büyük projelerden biridir.

Bu projeyle, Osmanlı İmparatorluğu’nun ikinci başkenti olan Edirne’nin önemli bir eserinin yıkılıp gitmesi önlenmiş ve bu şehrin turizm hayatına önemli bir marka kazandırılmıştır.

Trakya Üniversitesi’nin bu önemli yapılara sahip çıkmasının altında, Edirne’nin yükseköğretim ve tıp tarihine sahip çıkması yatmaktadır. Çünkü 1488 yılında hizmete giren bu külliyenin medresesi döneminin temel tıp bilimlerinin öğretildiği bir üniversite konumundaydı, hastanesi ise bu öğrencilerin uygulama yaptıkları yerdi.

Günümüzde de hem tıp eğitimi ve uygulaması veren Trakya Üniversitesi, bundan beş yüz yıl öncesinin eğitim ve uygulama anlayışını da günümüzde yaşatarak tarihe karşı olan sorumluluğunu da ortaya koymaktadır.

Devamını oku...
 

KAYSERİ - GEVHER NESİBE TIP TARİHİ MÜZESİ

e-Posta Yazdır PDF

 


13. yüzyılda karvan yollarının kesiştiği önemli bir merkez olarak öne çıkan Kayseri, bu yüzyıldan sonra "Mukarr-ı Ulema" (Alimler Şehri) olarak anılmaya başlar. Önemli bir bilim ve sanat merkezi olan Kayseri'de Selçuklu döneminde 15 kadar medresenin olduğu belirtilmektedir. Bu medreseler arasında Tıp Medresesi ve Şifahane olarak yapılan Çifte Medrese (bugünkü adıyla Gevher Nesibe Tıp Tarihi Müzesi) Anadolu'daki ilk tıp merkezi olarak bilinmektedir.
 

Kayseri Tıp Tarihi Müzesi'nin yer aldığı Çifte Medrese, 1205-1206 yıllarında Selçuklu hükümdarı II. Kılıçarslan'ın kızı Gevher Nesibe Sultan adına kardeşi I. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından yaptırılmıştır.

Medrese, Gevher Nesibe Şifahiyesi, Kayseri Daruşşifası, Şifa-hatun Medresesi, Kayseri Maristanı, Darüşşifa Medresesi, Çifte Medrese, Çifteler, Gıyasiye ve Kayseri Tıbbiyesi gibi isimlerle de anılmaktadır.

Gevher Nesibe Şifahiyesi Türklerin yaptırdığı onbirinci büyük hastanedir. Anadolu'da ise beşinci olduğu bilinmektedir. Aynı zamanda içerisinde tıp tahsili yapılanların ilkidir. Gevher Nesibe Tıp Sitesi, yapısı ve tıp eğitimi açısından dünyadaki ilk tıp merkezi olarak bilinmektedir. Gevher Nesibe Medresesi’nde hekim, cerrah, kehhal (göz mütehassısı), akıl hastanesi ve ruh hastalıkları koğuşları ve yardımcı asistanları bulunmaktadır. Bunların yanı sıra medresede eczane kısmı da bulunmaktadır.

Günümüzde Mimar Sinan Parkı içinde yer alan Gevher Nesibe Şifahiyesi, Erciyes Üniversitesi Tıp Tarihi Enstitüsü'ne tahsis edilmiş ve 14 Mart 1982'de Tıp Tarihi Müzesi olarak düzenlenmiştir.

 

Gevher Nesibe Sultan ve Çifte Medrese'nin hikayesi:

Gevher Nesibe Sultan, saray başsipahisine gönül vermiştir. Evlenmelerine Gevher Nesibe Sultan'ın ağabeyi hükümdar I. Gıyaseddin Keyhüsrev karşı çıkmıştır. Başsipahiyi bir savaşa göndermiş ve başsipahi orada şehit olmuştur. Bu olay sonrasında Gevher Nesibe Sultan üzüntüsünden hasta olmuş ve vereme yakalanmıştır. Kız kardeşinin durumunu öğrenen I. Gıyaseddin Keyhüsrev onu ölüm döşeğinde ziyaret eder.

Devamını oku...
 




AKADEMİK KURULUŞLAR